Efendim tarihler 25 mayıs cumartesi’ni gösterdiği gün ben Ankara hipodromunda idim, Günün yarışlarını seyrediyor o akşam son kez orada kalacak ve yarın yani bir gün sonrası olan 26 mayıs günü adana’ ya doğru yola çıkacaktım, lay lay lom misali makara kukara arkadaşlarla sohbet ederken acı acı telefonum çaldı ve arayan antrenör KAZIM YILDIZ idi, hıyırdır mıyırdır dedikten sonra meğersem kendi antrene ettiği Altınbaşak’ ın padoğunda yememişler içmemişler SELİM KAYA ile beni çekiştirmişler, kazım’ a demişki fırto abiye söyle yarışlar bitince beni Ankara havaalanına bi zahmet bıraksın demiş, iyi güzel napalım yani şampiyon bir jokeyimizdir eyvallah dedik ve beğimizi bekle babam bekle, beklemeye başladım, neyse bu geldi arabaya bindi daha hipodromun kapısından çıkmadan durduk yere bu bana dediki sen DAVARO’ lardanmısın abey dedi ama gülerek söyledi bende ona tamam ben davarolardansam o zaman sende HIYARTO’ lardansın dedim kendisine, yani daha dakika bir gol bir bu başladı filimlere, tabi bende altta kalırmıyım bu bir söylüyor ben iki söylüyorum ve hareket ettik sözde Ankara havalimanına doğru yola çıktık, inanın yeminle olsun ki daha 50 metre gitmedik nasıl etti etmedi beni bir oyuna getirdi ve ben kendimi bir anda İstanbul yolunda buldum, birkaç saat sonrada kendisinin hakikaten çok güzel ve inanılmaz orman içinde uçsuz bucaksız çiftliğine gittik, burada bizi iki tatlı kangal köpeği adeta sevgi dolu resitallerle karşıladılar, gece ben yer yatağında yattım, nedense ve muhtemelen bol oksijen nedeniyle sabahın köründe daha kuşlar ötmeden ayağa kalktım, sabah ise kahyamız güzel insan MUSA kardeşim bize çiftlikteki tavukların tamamen organik yumurtalarından urfa usulü melemen yaptı, ardı sıra ise çiftlik birazcık hendek merkezine uzak olduğu için biz musa ile alışveriş için yola revan olduk, özellikle köpekler için fırından bir çuval ekmek aldım, birde musa yanında getirdiği galonluk plastik bidon ile benzin aldık, bir iki eksik alışverişten sonra bir döndük ki çiftliğe ne görem arkadaş, adamın biri bahçede seyyar ot biçme makinası ile vırn vırnnnnn ara sıra motora ara gazı da vererek yerdeki uzun çimleri kesiyor, Allah var ben bir an herhalde belediye’ den yani park bahçeler müdürlüğünden zirai ilaçlama için görevli arkadaşlar geldi belledim ama yakından bakınca aneyyy aneyyy meğerse SELİM KAYA imiş, o an anladım ki, doğayı ve toprakla haşır neşir olmayı çok seviyor bu adam, ruhunda var ayrıca abartmıyorum nerdeyse 1 bilemedin bir buçuk saat fındıkların altını kendi bizzat bilimum temizledi, öyle bir efor harcadıki geldiğine kan ter içindeydi, yani doğal spor yapıyordu kendisi, ve her gün bu ve buna benzer ağır iş koşullarında zevkle ve isteyerek spor niyetine çalıştığı gibi, kişisel olarakta 400 – 500 şınav çekerek hazırlanıyor kendisi, dolayısıyla yarışı olmadığı günlerinde hiç boş durmuyor SELİM KAYA. Zaten Pazar gününün öğlene yakın saatte de oradan hareket edip İstanbul’ a geldik, ama hakikaten bende bayıldım çifliğine diyorum, boş vakit bulsam artık ona söylememe gerek yook direk giderim diye düşünüyorum, kısaca demem şudur ki, DAVARO’ lardan Fırto, HIYARTO’ lardan Sülogilin çiftliğini çok begendi huzur ve neşe içinde oturmak nasip olur inşallah diyorum. Duydun mu? HIYARTO’ lardan süloooooooooo.

ÖNEMLİ NOT : SELİM KAYA aldığı ani bir karar ile kendisine yakın olan ekürilerdeki tüm atları KOCAELİ KARTEPE hipodromuna çekmeye başladı, özellikle FINESSE’ de 7 haziran’ daki koşusu sonrası kocaeline gelecek, dolayısıyla çifliğine yaklaşık 45 dakika olan hipodroma her sabah düzenli bir şekilde kartepe hipodromuna gelerek başta Fınesse olmak üzere tüm safkanlarını bizzat bilimum kendisi idman verip antrene edecek bunuda EF MEDYA farkı ile kamuoyu ile paylaşmış olalım.